Topuk Kanı Aldırmanın Zararları
Topuk Kanı Aldırmanın Zararları son zamanlarda çokça tartışılan bir konu haline geldi. Yeni doğan bebekten topuk kanı alınmalı mı, alınırsa ne olur? Alternatif yöntemler nelerdir? Neden Topuk Kanı Alınır? gibi birçok sorunun cevabını araştırdım ve sizlerle paylaşacağım inşallah.
İçerik
- Topuk Kanı Aldırmanın Zararları
- Topuk Kanı Aldırmak Çocuğa Zarar Verir Mi?
- Yeni Doğan Çocuktan Kan Neden Alınır? Alınmazsa Ne Olur?
- Topuk Kanı Yerine Alternatif Bir Yöntem Var Mıdır?
- Topuk Kanı Aldırmadan Çocuğu Sağlıklı Beslemek Yetmez Mi?
- Topuk Kanı Neden Bu Kadar Tartışmalı Bir Konu?
- Kan Aldırılmasını Kabul Etmezsek Ne Olur
Topuk Kanı Aldırmanın Zararları
Topuk kanı, yeni doğan çocukların topuğunu sıkıp iğne batırarak alınan kana denir. Bu uygulama doğan her çocuğa uygulanır. Lakin velinin imzasını almadan uygulanması yasaktır. Çocuğun topuk kanı alındıktan sonra kan, teste gönderilir ve genetik ya da bağışıklıkla ilgili bir sorun var mı bakılır. Bakıldıktan sonra eğer bir sorun var ise ona göre ilaç tedavisi ya da diyet tedavisi uygulanır. Şimdi bu süreçle ilgili benim aklıma birçok soru takıldı. Bu soruları yazacağım. Ardından cevaplarına geçeceğim.

- Topuk Kanı Aldırmak Çocuğa Zarar Verir Mi? Veriyorsa Ne Tür Zararlar Verir?
- Yeni Doğan Çocuktan Kan Neden Alınır? Alınmazsa Ne Olur?
- Alternatif Bir Yöntem Var Mıdır? Varsa Nedir?
- Hastalık Tespit Edilmezse ve Anne Sütüyle Beslenip Sağlıklı Beslenirse Bu Yetmez Mi?
- Topuk Kanı Neden Bu Kadar Tartışmalı Bir Konu?
- Kan Aldırılmasını Kabul Etmezsek Hukuki Olarak Bir Sorun Olur Mu? Hukuki Haklarımız Nelerdir?
Şimdi Tüm Bu Soruların Cevabına Geçelim.
Topuk Kanı Aldırmak Çocuğa Zarar Verir Mi?
Vereceğimiz her cevabı bilimsel bir kanıta dayandırmak istiyoruz. Çünkü gerçekleri görebilmek için bilimsel argümanlara ihtiyacımız var. Topuk kanı aldırmak çocuk için tamamen zararsız bir uygulama değil.
1-Doğal olarak en yaygın etki, bebeğin kısa süreli ağrı duymasıdır. Yapılan çalışmalar, acının hafif ve geçici olduğunu, çoğu durumda dakikalar içinde geçtiğini göstermektedir.
Kaynak: Carbajal R, et al. (1999). “Pain in neonates: assessment and non-pharmacologic management.” Archives de Pédiatrie
2-Uygulama uygun hijyen kurallarına göre yapılmazsa, lokal (bölgesel) enfeksiyon riski olabilir. Bu risk oranını araştırdığımda bu oranın 10.000 de 1 ila 3 arası bilinmektedir. Yani, her 10 bin çocuğun 3’ü bu uygulamadan sonra enfeksiyon kapabilmektedir.
Kaynak: American Academy of Pediatrics (AAP), 2006
3- Topukta geçici morarma, kızarıklık ya da hafif şişlik olabilir. Bu belirtilerin genellikle birkaç gün içinde kendiliğinden geçtiği söyleniyor.
4- Nadir de olsa, bazı durumlarda yanlış pozitif ya da yanlış negatif sonuçlar olabilir. Bu durum ebeveynlerde gereksiz kaygıya neden olabilir. Ancak pozitif çıkan testler mutlaka doğrulama testleriyle teyit edilir.
Kaynak: Loeber JG. (2007). “Newborn screening in Europe; the situation in 2004.” Journal of Inherited Metabolic Disease
5- Topuk kanı alınırken çocuğun topuğunda sinir zedelenmesi olabilir. Bu düşük bir ihtimal de olsa bu riski de yazmak istiyorum. Topuk bölgesi, sinirlerin seyrek olduğu bir alan. Kan alma işlemi genellikle topuğun lateral (yan) veya medial (iç) kısmından, yüzeysel olarak yapılıyor. Sinirler genellikle daha derinde bulunuyor. Lakin yanlışlıkla fazla bastırılırsa ya da acemi bir hemşireye denk gelirse sinir hasarı oluşabilir. Bu konuda çok sayıda vaka raporu veya istatistiksel çalışma bulunmasa da, sadece birkaç vaka literatürde bildirilmiş. Tahmini risk: 100.000 bebekte 1. Hangi bölgeye ait sinir zedelenir ise o bölge zarar görebilir. Örneğin, cinsel işlevi sağlayan bir sinir zarar görürse topukta, o zaman cinsel işlevi etkileyebilir, şeklinde görüşler bulunuyor.

Kaynak: Weiss MG et al. (2003), “Nerve injury due to heel stick in neonates: a rare complication.”
6- Bazı görüşlere göre bebeklerden alınan bu kan, Amerika tarafından gen kopyalama amacıyla yapılmaktadır. Bu görüşü destekleyen haberleri araştırdım. Lakin tam olarak doğrulayan ve ispatlayan bir haber bulamadım. Lakin şu bilgiye ulaşabildim; Amerika, Kanada gibi ülkelerde gen ile ilgili ya da kanlarla ilgili yapılan deneylerde anonim olarak insanlardan alınan kanlar deneylerde kullanılabiliyormuş. Bu deneylerde kullanılan kanların sahibinin de onam formunu doldurması sebebiyle kanı kullanılabiliyormuş. Örneğin, kan vermeye gittiniz ve size bir form imzalattılar. Siz formu okumadan imzaladıysanız, o formda “kanımın deneylerde kullanılmasına onay veriyorum” gibi bir ibare olabilir. Bu ibareye imza atanların kanları yurtiçi ve yurtdışı araştırmalarda kullanılabilmekteymiş. Dolayısıyla gen kopyalama varsa bile buna delil getiremiyoruz. Sadece şüphede kalıyor. Şüpheyi destekleyen bazı bulgular olsa da tam net bir bilgi sunamıyorum.
Zararları kısmı bittiğine göre diğer sorulara geçiyorum
Yeni Doğan Çocuktan Kan Neden Alınır? Alınmazsa Ne Olur?
Bebek henüz belirti göstermeden önce, bazı ciddi ama (sözde) tedavi edilebilir hastalıkları tespit etmek amacıyla yapılır. Bu hastalıklar zamanında fark edilmezse: zihinsel gelişim geriliği, büyüme sorunları, görme/kulak problemleri gibi hastalıkların tespiti için topuk kanı alınmaktadır. Bu hastalıklar;
| Hastalık | Açıklama |
|---|---|
| Fenilketonüri (PKU) | Proteinli gıdalardaki fenilalanini parçalayamayan metabolik bir hastalık. Tedavi edilmezse zihinsel engel gelişebilir. Tedavi uygulanmama durumunda %90 ihtimalle çocukta beyin hasarı oluşabiliyor. |
| Konjenital Hipotiroidi | Tiroid bezinin yetersiz çalışması. Tedavi edilmezse büyüme ve zeka gelişimi bozulur. |
| Biyotidinaz Eksikliği | B vitaminlerini kullanamama durumu. Erken tanı ile önlenebilir hasarlar. |
| Kistik Fibrozis | Akciğer ve sindirim sistemini etkileyen genetik hastalık. Erken tanı ile yaşam kalitesi artar. |
| Orak Hücre Anemisi (bazı bölgelerde) | Kalıtsal bir kan hastalığı. |
Kısaca, bu hastalıkların teşhisi için topuk kanı alınıyor. Alınmazsa bu hastalıklar daha da kötüye gidebilir ve fark edilmeyebilir.
Topuk Kanı Yerine Alternatif Bir Yöntem Var Mıdır?
Bildiğiniz gibi topuktan kan alınma sebebi hastalık teşhisi için yapılıyor. Hastalık teşhisi için neden koldan alınmıyor? ya da neden idrardan bu test yapılmıyor? soruları aklıma geldi.
İlk olarak kanın koldan alınmama sebebi, yeni doğan bebeklerde damar kalınlığının çok ince oluyor ve bundan kaynaklı birden fazla iğne batırılmak zorunda kalınabiliyor. Birden fazla kez iğne batırmak enfeksiyon riskini artırabilir ve çocuktaki stresi daha da artırabilir. Bundan dolayı koldan almak yerine topuktan almak daha mantıklı gibi görünüyor.
Lakin asıl soru, neden idrardan test yapılmıyor? Bunun birkaç nedeni var ama benim görüşüme göre geçerli sebepler değil. Birinci sebep, idrarın kan testine göre daha düşük oranda hastalık teşhisini çıkarması. Yani kan testinde hastalığın teşhisi daha kesin sonuçlar veriyormuş. Ben de merak ederek yüzde kaç ihtimalle kesin sonuç verdiğine baktım. Kan testi yapıldığında eğer bir hastalık varsa %99 oranında o hastalık teşhis edilebiliyormuş. Sapma payı %1 yani. İdrarda ise sapma payı %1.5-2 arası. Yani ortalama %98 oranında hastalığın teşhisi idrar ile de yapılabiliyor. Peki, bu kadar küçük bir fark varsa, neden idrar tercih edilmiyor? Çünkü kimse uğraşmak istemiyor ve resmi prosedüre bu yöntem işlenmediği için devlet hastanesinde yeni doğan çocuklara sadece topuk kanı testi hizmeti veriliyor. Bu durumda siz derseniz ki, “ben topuk kanı aldırmak istemiyorum, idrar alınsın” kimse size yardımcı olmaz çünkü idrarla test yapılabildiğine dair bilgileri dahi yok. Herkesi genellemek istemem tabi ki ama hastanede alışılagelmiş uygulamaların dışında bir şey duyduklarında hemen yanlış bir uygulama gibi düşünebiliyorlar.
Peki, ne yapmalı? Tabii ki, karar sizlerin lakin ben görüşümü size ileteyim. Şimdi bir düşünün, kan ile test yaptırdığınızda hastalık %99 ihtimalle teşhis edilebiliyor, idrarla ise %98. Lakin kan alınırken sinir zedelenmesi, enfeksiyon riski, çocuğun strese girmesi vb. zarar ihtimallerini göz önüne aldığımızda idrar testi daha mantıklı geliyor. Çünkü idrar testinde hiç bir risk yok. Belki idrarın çıkmasını beklemek biraz zaman alabilir ama çocuklara özel idrar torbaları bulunuyor. Çocuğun idrar bölgesine yerleştirildiğinde idrarını oraya yapar ve o idrar teste gönderilebilir. Biraz daha uzun bir yol olsa da en sağlıklı yol, bu gibi görünüyor.

Topuk Kanı Aldırmadan Çocuğu Sağlıklı Beslemek Yetmez Mi?
Topuk Kanı Aldırmanın Zararları kısmından hep bahseder gibi görünmek de istemiyorum. Çünkü, teşhis de önemli bir kısım. Teşhis yapılmadan da yol alınabilir mi? Belki yol alınabilir ama riskli bir yol gibi görünüyor. Şu şekilde bir düşünce oluşmuştu bende “ne de olsa anne sütü içecek ilk 6 ay, başka bir şey yiyip içmeyecek, daha sağlıklı ne olabilir ki?” Bu düşünceden sonra araştırdım ki, eğer PKU (Fenilketonüri) hastalığı varsa anne sütü bile içmeden direkt diyet listesine uygun beslenmesi gerekmekteymiş. Türkiye’de bu hastalık çok yaygın olduğundan dolayı bu düşünce çok sağlıklı gelmedi. Yani, çocuğa önce test yaptırmanın daha mantıklı olduğunu düşünüyorum.
Topuk Kanı Neden Bu Kadar Tartışmalı Bir Konu?
Bu kadar tartışılma sebebi, insanların bilimsel dayanaksız konuşması ve sadece paranoyak fikirlerle tartışıyor olmaları. Biri gen kopyalaması şüphesiyle, biri enfeksiyon riskiyle, biri doğum travması oluşturması ihtimaliyle ilgili konuşuyor lakin ortada dayanak olmadan konuşma neticesinde insanlar ayrışıyor. İki taraf için de net bir eleştiri yapamıyorum. Bu bireysel bir tercihtir. Herkes kendi çocuğunun iyiliğin düşünür. Ona göre iyi olan yol bu, bana göre budur. Bu gayet doğal. Barış içinde fikirlerimizi paylaşmalıyız.
Kan Aldırılmasını Kabul Etmezsek Ne Olur
Bebekten topuk kanı alınmasını kabul etmezseniz hastane çalışanları size psikolojik baskı yaparak kağıda imza atmanızı istiyorlar. Kağıda imza atmayınca “hastaneden çıkamazsınız, sizi dava edeceğiz” vb. tarzda cümleler kullanmaya başlıyorlar. Hukuki olarak asla bu cümleleri kullanmaya hakları yok. Ama maalesef yeni doğum yapmış aileyi strese sokarak tedavi yöntemlerini dayatmaya çalışıyorlar. İdrar testi yok, koldan kan alma ihtimali yok. O halde bana ekstra seçenek sunmuyorsan, çocuğuma bir şey olmayacağına dair garanti belgesi ver ki, öyle izin vereyim diye düşünüyorum. Ama herhangi bir garanti de vermiyorlar. Hukuki olarak anne baba ne derse o olur. Çocuğun velayet hakkı anne babadadır. Doktorlar bu tür baskıları yapana kadar idrarını alsalardı, hem ailelerin morali bozulmaz hem de aralar gerilmezdi.
Kısacası, hukuki olarak hakkınız var. İster tedavi olun, ister tedaviyi reddedin. Kimse size baskı yapamaz. Yapan olursa polisi arayın ya da sizi tehdit eden, zorbalayan sağlık çalışanlarını video kaydına alın. Hastane veya sağlık kuruluşları kamuya açık alanlardır. Burada ses ve görüntü kaydı almak genelde özel hayatın gizliliği kapsamına girmez. Sağlık çalışanı size hakaret ederse, bu zaten suçtur (TCK m.125). Bunu ispatlamak için delil toplama hakkınız vardır. Normal şartlarda bir kişiyi izinsiz kayda almak hukuka aykırıdır. Fakat Yargıtay içtihatlarına göre: hakaret, tehdit, şantaj gibi suçların işlendiği anda kayıt yapılırsa ve bu kayıt sadece suçun ispatı amacıyla kullanılırsa, hukuka uygun delil sayılabilir.
